Kücük bir cocugu okula vaktinde yetistirme cabasi icinde debelenip duruyorum anlayacaginiz.
Tabii nereye kadar.
Artik dayanamadim.Kollarim agrimaya,saatin hizla ilerlemesi sinirlerimi bozmaya basladi.
-Ada okulda kendi yemegini kendin yiyorsun,peki ama evde neden yemiyorsun ? diye sordum.
-Cüntü otulda öyetmen yediymiyoy !dedi bana.Evet böyle dedi.
Engin aldin mi cevabini der gibi lakayt bir sekilde suratima bakti.Ben de saskin anne modundayim.Niye sasiriyorsam sanki ?
Evet aldim cevabini,oturdum asagiya.
Düsündüm.Cok hakliydi Ada.
Okulda ögretmen yedirmedigi icin kendi yiyor.Ama evde yemezse annesi yediriyor nasil olsa !
Alti aylik oldugundan beri kendi sandalyesinde,ben beslesem bile elinde kasigi ile yemeye ugrasirdi.Üzerini kirletmis olmasi,yere dökmüs olmasi umrumda bile olmazdi.Yeterki yesin,yeterki kendi yesin mutlu olsun !
Bir sene öncesine kadar da,her zaman olmasa da,daha az hadi diyerek,biraz da yardimlarimla yemegini yerdi.
Ama bir senedir eski sabrimin olmayisindan ötürü hemen yesin,ugrasmayayim düsüncesiyle kasik genelde benim elimde olmaya basladi.
Bu da Ada´nin bir hayli isine geldi.
Ada bana bu cevabi verdikten sonra topu ona attim.Olmasi gerektigi gibi.
Amaaaaa bir tabak yemegi yemesi tam bir saat sürdü.Bogazim kuruyana kadar hadi Ada,hadi Ada diyerek...Yanindan da ayrilamiyorum.O zaman hic yemiyor.
Bazen dayanamayip aldim kasigi elime,bazen unutarak yine ben yedirmeye yeltendim.
Ama kararliyim.Bu yemek konusunda yaptigim hatayi toparlamam lazim.
Yemegini bastan sonuna kadar büyük insan gibi yemesini beklemiyorum tabii.
Kasigin onda olmasi gerektigini bilsin yeter.
Avusturya´li anneler bu konularda biz Türk annelerine göre cok farkli.
Türk anneler olarak cocugumuzun islerini yapmayi(onlar yapabilse bile)seviyoruz ve bunu bir sorumluluk olarak görüyoruz kendimize.
Avusturya kültüründe cocuklar daha cok´ben´bilinci ile yetisiyorlar.
Düserse kendileri kalkar,yemegini kasik tutmaya basladiktan sonra kendi kendilerine yerler,kiyafetlerini cikarmasi ya da kendileriyle ilgili bir cok görevi tek basina hallederler.
Cocuklarini bizim gibi sahiplenmekden ziyade cok kücük yaslarda özgür bir birey olmasi amacindalar.
Tabii bunlar benim gözlemlediklerim.istisnalar illa ki vardir.
Biz de durumlar böyle degildir.´Biz´bilinci hakimdir.
Cocuk düsse kalkmasi icin elinden tutariz,yemegini yemesse kendimiz yedirir ya da yardim ederiz.Daha bir sürü sey.
Ve ben seviyorum bu bizim´biz´bilincini.Daha dogal geliyor sanki.
Dokuz ay boyunca tasidigim can ile ben sen degil de biz olabilmek hosuma gidiyor.
Burdaki anaokulunda cocuk yemegini istedigi kadar yer,yemek istemezse kalan yemegi orda buluna kovaya bosaltir.Yani karar onundur.isterse yer isterse yemez.-Hayir bu yemek yenicek diye bir kural yoktur.
Türkiye´de anaokulunda calistigim zamanlarda ben hic bir cocugu yemegini bitirmeden kaldirmazdim.Cünkü bu anneleri icin herseyden daha önemliydi.Okulda ne oynadigi,ne yaptigi degil de neyi ne kadar yedigi!Türk anneler olarak kafayi yemekle bozdugumuzu kabul edelim :)
Yemek listesindeki bütün yemekleri yedi cümlesi,annelerin ayaklarini yerden keserdi.
Ben her zaman cok sabirli biri olmadigimi söylerim.
Bu noktada sabrimi zorlayacak islerden uzak duruyorum.
Odasini uyumadan önce arada kaytarsak da toplariz.Ama birlikte.Bilirim ki tek basina yapmaz.Ben toplayinca o da toplar.
Herseyi pisiririm.Ada belki istedigi kadar yer,ama mutlaka yer.Yemeden kalkmasina izin vermem.
Yani kurallari belirlerim ama Ada´nin yerine getirebilmesi icin yardim da ederim.
Eger belli kurallar olmasa cocuk büyütmek,cocukla ayni evde olmak bana zulum gibi gelebilir.
Elbette cocugun istedigi seyler önemli ama evin de belli kurallari olmasi sart.
Cocugun dogruyu yanlisi ayirabilmesi ve yönünü bulabilmesi acisindan.
Tabi ki annenin ruhsal salameti icin de muhim :)
Nerden nereye geldim.
Neyse,
Dün Ada´nin ögretmeni ile kisa bir görüsme yaptik.Ada´nin cok paylasimci,fazlaca cekigen ve(bunu biraz kasarak söyledi ama söyledi)diger Türk cocuklarina göre kendi basina daha cok seyi yapabildigini,yeni baslayanlarin bir cok islerini kendilerinin yapamadigi anlatmaya calisti.
Benim icin cok önemli bir detaydi.Cok mutlu oldum.
Cekingenligini kabul etmisim zaten.
Ne öyle,ne böyle bana göre.
Ne cok korumaci,ne cok genis.Ortasini bulmak püf noktasi.
Mesela,
Parkta bir yere tirmanirken-hayir sen yapamazssin,düsersin,ya da git kendi basina tirman´degil de,hadi tirman,ben senin arkandayim cümlesini cok daha olumlu buluyorum.
Ada ayakkabilarini kendi giyip cikarabiliyor.Ama bazen yapmak istemiyor.O zaman yardim istiyor benden.
Hayir kendi ayakkabilarini kendin giyeceksin demek o an icin bir savas cikarmaktan baska bir ise yaramaz.
Evet ayakkabilarini giyip,cikarabildigini biliyorum.
Ama simdi cani yapmak istemiyorsa yardim edebilirim tabii ki.





