Sayfalar

hayattan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayattan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2012 Pazar

Annelerin Gunu...



Alti senedir annemle anneler gününü ayri geciriyorum.
En baslarda cok zor geliyordu.Keske elini de öpebilsem,sarilabilsem diyordum her seferinde...Anne olduktan sonra onu daha cok anladim,daha cok aradim ve daha cok özledim...
Evet bugün annelerin gunu.Bugun benim günüm.
Ada´nin okulda kendi emegi ile yaptigi ilk hediyesini aldim.Heyecan ve saskinlik duygusunu bir arada yasadim.Bu kadar buyumus olabilcegine inanamadim.
Yukaridaki el izleri tabii ki Ada´ya ait.Kendi vazosundaki orkide de babasiyla oglumdam.
Kirmizi güller Kayinvalidem ve kayinbabamdam.
Bugun bir kez daha´iyiki anneyim´dedim.
 Benim gibi hisseden tüm annelerin,anne adaylarinin,sadece doguran degil,bir cocugu sevgisi ile yüregi ile bakan herkesin gününü kutluyorum.




14 Şubat 2012 Salı

Hadi !


Duygusal bir yazi yazmak istemiyorum.Ama o kadar duygusalim,gözlerim öyle islak ki kendime engel olamiyorum.
Dün gece,hemen islerimi bitirip,oglumun yanina süzülmeyi bekledim.Onun kokusunu,avuc icinin yumusakligini daha cok hissedip,sükretmek istedim.
Öyle de yaptim.Sarildim,öptüm.Elini elime aldim.
´Gamze simdi bunu istiyor´dedim.Sadece bunu...
Oglumdan ayri kalma düsüncesi bile beni cilgina ceviriyorken,o nasil dayaniyor ? 
Basa gelen cekilir ! Bu kelimeyi yazmak ya da söylemek kadar kolay mi dayanmak ?
Degil.Olamaz.


Ada´nin elini SIKIca kavradim.Allah´im onu ogluna bagisla ne olur dedim.
Tabii ki bagislayacak dedim sonra,kendi kendime.
Bak,evren nasil da birlik oldu.
Gamze anne blog yazmasaydi,belki sesini bu denli duyuramayacakti.
Uykusuz Anneler Kulubü,Okan Bayülgen´e cikarak daha cok insana Gamzenin sesini duyurdular.
Anneler birleserek dev bir kitle oldular.Twitter da facebook ta insanlar birbirine duyurmak icin cabaliyor sürekli.
Ve bunlarin hepsi sadece bir tesadüf ya da öylesine birsey degil !


Gamze´den önce bir cogumuz donör kelimesini bile duymamistik.
Kan bagisi yapmak aklimizin ucundan dahi gecmemisti belki.
Sonra düsündüm...
Biz,cok duygusal bir milletiz.Amma ve lakin duygularimiz,televizyonda sadece farkli programlarla sömürülüyor yillardir.
Duygusal yanimiz baska sekilde kullanilsa,ise yarar seyler olabilirdi.
Gamze anne gibi birini televizyona cikarsalardi,kan bagisinin önemini,gerekliligini,hayat kurtardigini vurgulasalardi,bunun ve diger hayat kurtaran bagislarin üzerine programlar yapilsaydi belki cok önceden farkederdik bunlari.
Belki,cok önceden kan vermenin ehemmiyetini daha iyi kavrardik.
Halki bilinclendirmek,hic bu kadar önemli gelmemisti bana,hic!


Bkz.
Hayatimda,hamileligimdeki mecburiyet disinda,hic bir yere kan vermedim.Utanarak yaziyorum,ama öyle.
Belki daha önceden kan vermis olsaydim,dokularimizin uydugu birini kurtarmis olacaktim.Belki o kisi simdi yasamiyor,belki sifa bekliyor.Belki suan saglikli,sonradan bu hastaliga yakalanip o da yardim bekleyecek.Belki benim,sensin !
Bilemeyiz.


Tabii ki hic birsey icin gec degil.
Gamze,bize bunu ögretti bence.Birisinin bize bunu göstermesi gerekiyordu sanki.O da bir anne oldu.Gamze anne oldu.


üc gün önce,ben bu linkteki sayfaya kayit yaptirdim.
Söyle yaziyor sayfasinda.


´Kayit oldugunuzda bir paket gelecek evinize.Gelen paketin içinde bulunan pamuk çubuklarıyla yanak mukozanızdan bir sürüntü örneği alacak ve pamuk çubuklarını tekrar bize geri göndereceksiniz. Yanak mukozası örneğinin analiz sonuçlarını bilgi bankamızda saklayacağız ve anonimleştirilmiş (kimliğiniz belli olmayacak) şekilde tüm dünyadan hastaların aramalarına açacağız. Bundan dolayı sizin için herhangi bir masraf meydana gelmeyecektir
Yurtdisinda yasayip,donör olmak isteyenler buraya kayit yaptirabilirler.
Henüz kimse gelmedi.Bekliyorum.
Hadi durmayin.Hepimizin yapacagi bir seyler vardir.
Dünkü yazimda da yazmistim,bugün de yaziyorum.



Mevlana der ki ;
´Bir yandan korkun bir yandan umudun varsa iki kanatlı olursun;
tek kanatla uçulmaz zaten.
Onun korkusu evladindan ayrilmak.
Biz de bir tüp kan ile umut olalim ki ucsun Gamze Anne !


Bir tüp Umut icin.





12 Şubat 2012 Pazar

Bir Tüp Umut !


önce blogundaki yazisini okudum.´Seyahate giden anne gibiyim´ yazisini.
Yakin zamanda dedemi kaybettigim ve hala sokunda oldugum icin ölümün acisi hissettim yüregimde.Sonra da evlat kokusunu aldi burnum.
O bir anneydi.
iyilesmekti derdi.Derdi ogluydu...
Kelimelerinde sadece oglu vardi.
üc yasinda olan yavrusu...

Anne olduktan sonra tek duam oldu benim.
´Bana bir sey olmasin,ona hic birsey olmasin´.
Bana birsey olmasin;onun bana ihtiyaci var.
Ona hic birsey olmasin;ben artik onsuz asla yapamam !

Erkek kardesimle konusurken´hemen siz de gidip kan verin´sakin ihmal etmeyin dedim.Bir gün basimiza gelir,kendimizi onun yerine koyalim´dedim.

Kardesim,´geldi ya abla.´Annem ameliyat oldugunda iki gün kan aradim abla´dedi.Böylesi degildi,ama bize de kan lazim oldu.Ve böylece,ne kadar agir isler oldugunu ögrenmis olduk !
Sadece cok kan kaybetmis birine bile uygun kani bulmak,ne zor degil mi ?
O an yasadigimiz caresizlik duygusu ne de agir !Sevdigini kaybetme ihtimali ne kahredici.
illa yasamak mi lazim,hissetmek mi lazim ?
Birilerine bir sey olup da ders cikarmak mi lazim ?
Yardim sever bir toplumuz evet ama yine böyle bir seyle silkelendik i$te..


Mevlana der ki ;

´Bir yandan korkun bir yandan umudun varsa iki kanatlı olursun;
tek kanatla uçulmaz zaten.
Onun korkusu evladindan ayrilmak.
Biz de bir tüp kan ile umut olalim ki ucsun Gamze Anne !


Hadi Gamze Anne icin ve tüm sifa bekleyenler icin,kücücük bir umut icin;Bir Tüp Kan !


Gamze icin acilmis bu blogdan tüm bilgileri edinebilirsiniz.
gamzeakbas.blogspot.com
Facebook da acilan grup sayfasindan da destek olabilirsiniz.

2 Şubat 2012 Perşembe

Yanlis Anlama Meraki

Yanlis anlama meraki olan bir cok insana kurban gitmis olan ben ´birini yanlis anlamak icin gösterdigimiz cabayi baska seylere göstersek neler olurdu kimbilir´deyiveriyorum´sürekli....O kadar ugrasiyoruz ki birbirimizi anlamamak icin.Bu seferberligi baska bir alanda da göstermemiz gerekiyor  bana göre  :) Bu halden nasil kurtulacagimizi düsünerek baslayabiliriz mesela...
Aslinda biri bize birsey ifade ederken böyle demek istedi dedigimiz zaman sunu söylemis olmuyormuyuz.Ben olsaydim böyle düsünürdüm bu durumda diye.Yani kendi duygularimizi katiyoruz isin icine...Bircok sey dolayli yollarla anlatildigi icin mi böyle oluyor?
Yoksa olaylara hep kötümü bakiyoruz,kötü niyetlemi yaklasiyoruz?
Bir de gercekte yanlis anlasilan kisinin duygularini ele alirsak.
´Böyle düsünmemistim ki,bunu demek istememistim ki´deyip nasil kahrolur insan..
Hic aklimizdan gecmeyen seyleri,düsündügümüzü iddia eden insanlarla nasil basa cikacagiz? Yanlis anlama huyundan nasil vazgececegiz ?
Söyle bir cevreyi gözlemledigimde insanlar savunmaya gecmis aslinda..Her iki cümlenin ardina´´yanlis anlama hee´´sözünü ekleyerek yanlis anlasilmaktan kurtulmak istiyorlar.Ama bazen de yine bu yolla gercekten demek istedigini anlatiyorlar´Yanlis anlama derken,üzülme ama bu böyle´...diyorlar aslinda.
Yanlis anlama meraki esittir yanlis anlasilma korkusu oluveriyor bu durumda!
Konusurken korkabiliyoruz,kendimizi yanlis anlatmaktan aslinda yanlis anlasilmaktan..Dolayli yolla anlatiyoruz yine derdimizi.Bu böyle bir kisir döngü oluyor.´Ne anlatmak istedí´diye cümlelerin altinda ariyoruz herseyi..isimize ne gelirse öyle anliyoruz sonucta...
Tabii ki sadece sözel olmuyor anlasilamamak.Hareketlerimiz,tavirlarimiz da yalnis anlasilabiliniyor.
Icinizden geldigi gibi davranmayi yasakliyor cogu zaman,dogalliktan cikarak olmasi gerekeni yapiyoruz yanlis anlasilmamak icin..
Ya da yapmiyoruz yanlis anlasiliyoruz!
Birbirimizi oldugumuz gibi,göründügümüz gibi kabul etmeliyiz.Birseylerin altinda baska birsey aramadan ve net cümleler kullanarak kendimizi ifade etmemiz gerekiyor galiba.
Belki bu care olur derdimize...
Yanlis anlamak kolaydir.Dogru anlamak zordur!

Iyi ve dogru anlasilmak dilegiyle...

11 Aralık 2011 Pazar

Pergel insanlar

Bazı İnsanlar pergel gibidirler.Sivri olan ayakları yere saplanmıştır.Kalem olan ayakları yürür de yürür.Ama hep aynı merkezin etrafında dönmekten başka bir şey yapamazlar.İleri gidiyorum zannederler.Ama hayatlarından geriye kalan kocaman bir dairedir.(Alinti)


Pergel bir insan degilsiniz fakat cevrenizdekiler pergel insan olma konusunda kararli ise onlarin sayesinde de onlar gibi ayni noktalara dönüp gelebilirsiniz.


Ve degi$im ve farkinda olmak i$te bütün mesele bu aslinda.


Bundan dört be$ öncesinde daha $imdi bildiklerimi bilmiyordum mesela...
Hayat daha yapay,daha kolay görünüyordu benim nazarimda.
Ya$amadigi $eylerin tadini bilmez insan.Kötü bir hastalik ya$amami$sa anlamaz hastalikli birini.Ya da cok sevdigi birini kaybetmemi$se bilmez ölümü,ölümün acisini.


Ben babaannemi kaybettim ilk.Ailemden,en yakinlarimdan vefatini ya$adigim ilk babaannem olmu$tu.
Onunla birlikte anladim ölüm gercegini.Bu hayata kök salamayacagimizi...


Sonra,ailemden ayrilinca,ailenin kiymetini ögrendim.Evlenirken bunlarin hic biri aklima gelmemi$ti oysa.Herkes evleniyor,kimse ailesinin yaninda kalmiyor nasilsa diye dü$ünmü$tüm.Evet öyle ama bu o kadar da kolay olmuyormu$.I$te ben burayi atlami$tim.
Eee kavak yelleri ba$imda.A$ik olmu$um.Daha ne olsun !


Sonra anne oldum.Annelik benim icin dönüm noktasi oldu.Ya da ben öyle saniyorum.Daha yirmi ya$imdaydim.Dönüm noktasini zaman gectikce ba$ka tecrübelerle ya$ayacaktim belki ama ben anne olma sifatinin vesile oldugunu dü$ündüm hep.
Sonuc olarak ögrendikce daha güclü hissettim kendimi.Büyüdüm,büyüyorum dedim.
Peki ya büyümeyenler ne olacak ?Hani $u pergel olanlar.


$u an ya$amak istedigim yerde degilim.Belki icinde bulundugun öfkeden dolayi bu istek peyda oldu,belki gercek de bu bilemiyorum.Her iki $ekilde cok ciddi ve aci bir durum.
$imdi oldugun yeri sevmeye cali$ mi diyorsunuz ?
Bunu da denedim.
Ama olmadi.Uyumsuzluk degil mesele...
Mesele,pergel insanlar i$te anlayin.'
Uzun uzadiya yazamayacagim bu pergel insanlari.Öyle geni$ ki bitiremem zaten.


Ben unutmaya,ya$adiklarimdan ögrendigim,tecrübe ile sabitledigim bir cok $eyi uygulamaya cali$sam da,karsilikli olarak bunun önemi anla$ilmadigi sürece kendimi paralamanin ötesine gidemiyorum.


Bunu da ögrendim.Kimsenin,yüzündeki cizgilerine bile aldanmayacagim.Ögrenemiyorsa,istemiyorsa ögrenmeyi degi$meyi,yillar fayda saglamiyor ne yazik ki !









31 Ekim 2011 Pazartesi

Birak Daginik Kalsin


Fazla titiz biri degilim.
Rahatim.Öyle durmadan toparlayan bir tip de degilim.Önümde bir tabak saatlerce kalabilir.Hatta ertesi gün bile ancak mutfaga gidebilir.Ama a$iri daginikliga tahammül edemiyorum.Hele ki bazi zamanlarda...
Bir yerde bir $ey varsa,ya da toparlama gerekliligini aklima sokarsam onu mutlaka o gün yapmam gerekiyor.Yoksa toti$im kurtlanmaya ba$liyor !
Sabah ütü ile ba$ladim güne.iki sepet ütüyü erittim.
Ardindan süpürge yaptim.Ada´yi yedirip yatirdim.Elime gecen her$eyin tozunu aldim.Kovaya su doldurup yerleri sildim.Cama$ir suyu ile !
Sonrasinda banyo ve tuvalet.
Tam oturacaktim ki birden ayaklarima bir $eylerin battigini hissettim.Egilip $öyle bir baktim ki,kurabiye kirintilari...
Allahim deliye döndüm.Nasil olur ya.Daha yeni süpürmü$tüm.(üstünden 4 saat gecse de daha yeni süpürmü$ olurum ben :))
Minik Ada´ya öyle bir sesimi yükseltmi$im ki cocuk yirmi dakika yanima hic ugramadi korkudan.
Tabii ben bir pi$man anne sifatina bürünmü$tüm bile...
Bir iki kirinti icin bu yapilir mi ?
Yapilir.Yapiliyor !
Sürekli benimle oyun oyna diyen bir cocugun seslenmeleri ile yapilmi$ bir temizlikse,elim kovadan elli kere cikmissa,ben yemegi de yeti$tireyim diye su icmeyi bile ertelediysem bu yapiliyor i$te.
Ama ben elimdeki tabagi kirip,üzüldügümde,o bana,
-üzülme anne yeniden aliriz´dememi$ miydi ?
Onun kadar ho$görülü olamadim i$te.
Sadece evimi birazcik temiz,düzenli görmek istemi$tim.
Konu$tugum annelere cocuklu bir evde cok titiz davranmak sacmalik olur derim,ama buna kendimi bile inandiramam.
Ben artik beyaz bayrak cekiyorum arkada$.
Cocuklu ev,temiz ve toplu ka-la-maz !
En iyisimi birakalim birazcik daginik kalsin :)





17 Ekim 2011 Pazartesi

Keyif


Saat burda 11:15´i gösteriyor ve ben hala kahvalti sofrasindayim.Sabah cok erken dükkana gittim,temizligimi yaptim.Geldigimde Adacik uyanmi$ti...Kalvaltisini yaptirip,üstünü giydirdim.Di$lerini de parlattiktan sonra okula biraktim.Eve geldim.Güzel bir du$ ve sicak cay ile yayila yayila kahvalti..
Evde cok i$ var,ama nasil olsa bitiremeyecegim.Zaten onlar hep var.Keyfim yerinde,bozmaya niyetim yok :)
Evde sakin sakin istedigini yapabilmek,tela$siz agir adimlarla hareket etmek,volumü en yüksege alarak müzik dinlemek...
Aramizda kalsin ama ben cocuksuz hayati da epey özlemi$im !
Anne olmanin güzelligi tarti$ilmaz ama kendinle ba$ ba$ kalmak,sadece kendi sesini dinleyebilmek..i$te bu da lazim !

Foto:Asli´dan

1 Ekim 2011 Cumartesi


Ak$ama dogru süt almak icin Ada ile markete gittik.
Marketin icinde Ada´nin pe$imden gelmedigini farkettim.Dönüp baktigimda tekerlekli sandalyede  oturan engelli bir gence $a$kin $a$kin bakmakta oldugunu gördüm.
$a$kin ve merakla...
-´Ona nolmu$ anne?´dedi.
-´Hastalanmi$´dedim.
-´Mitoplay mi hasta etmi$ ?´diye sordu.
Cevap veremedim.Bir bo$luk olu$tu.Susmak istedim.
-´Ben ona üjüldüm anne´ dedi.O yarim konu$masiyla...
Arkamizdan bize yeti$ip geldiler.Kadin Ada´ya 
´Ne güzel ayakkabilarin var senin´dedi.
Aslinda bana´sen cok $ansli bir annesin.Elindekilerin kiymetini bil´dedi.
Uzakla$an o gencle anneye daldi gözlerim.Dü$ündüm...
Sahip olduklarimiza zaten öyle olmasi gerekiyormu$ muamelesi yaptigimizi,cocugumuzun yaptiklarindan duydugumuz bikkinligimizi,sürekli $ikayet eden cümlelerimizi,bitmek bilmeyen isteklerimizi ve gercekten ne kadar $ansli oldugumu dü$ündüm.
O engelli gencin annesine baktigimda acimadim.O kadar kuvvetli ve canli duruyordu ki ben de güc aldim.Bir yandan arabayi süren diger eli ile cocugunun ba$ini dik tutmaya cali$an anneden...

18 Nisan 2011 Pazartesi

ZIKKIMIN KÖKÜNÜ MÜ YiYELiM ?

Biraz önce,cumartesi günü aldigim elmalardan birini ortadan ikiye kesince,dis görünüse aldandigimi farkettim...
Aman canim biri öyledir düsüncesiyle digerlerine de baktim.Sinirden güldüm...Aglanacak halimize gülmek ne demek iyice ögrendik artik biz.
Disindan bakinca harikadir bu elmalar diyerek doldurdum poseti...Ama ici,disi kadar kusursuz degilmis megerse.Cürümüstü..Normal bir cürüme degil yalniz !
Belli araliklarla,distan hic kendini göstermeyen kahverengi lekeler.Dayak yemis gibiydiler.Elmaya da zorla yalanci olmayi ögretmislerdi sanki.Hatta ilk sahipleri söyle bir konusma yapmis olabilir;´´Hic belli etme tamam mi ? Seni satin alsinlar.Sonrasi önemli degil.Sen görünüsünle etkile yeter.Gercek elma olup olmaman bizi ilgilnedirmez,onlarda alistilar zaten.Cürük olmazsa sorguluyorlar.Bu elmada bir anormallik var diye´´
Elma onlarin elinden kurtulmak icin,daha fazla hormon almamak icin rolini iyi yapip beni kandirdi.Satin aldim.Lakin yiyemedim,yediremedim.
Dogal beslenelim diyoruz.Sebze meyva yiyelim.Tamam iyi hos.Elma dogal degil mi o halde ?Tabiatin bize sundugu bir nimet degil mi ?Zaten dogru düzgün sebze bulamiyoruz burda.Ne yiyelim.ZIKKIMIN KÖKÜNÜ mü ?
Zamaninda annemin yemek yemedigimizde alternatif olarak sundugu  zikkimin kökü bile artik hormonludur demi ?
Ogluma hazir kavanoz mamalari vermedim kendim yaptim corbalarini,yogurdunu...Vitaminleri yok olmasin niyeti ile düdüklüde pisirdim.Simdi de öyle devam ediyor.Ama aldigim havucun sekli havuctan baska herseye benziyorsa,kabak bir sünger gibi bastirinca hemen pörsüyorsa,patates alindigi günün ertesi sabahi kendini agac zannedip dallanip budaklaniyorsa biz ne yiyelim,ne yedirelim ?
Kis boyunca domates,salata almadim.Mevsimi degil diyerekten.Eee ben kis boyunca portakal,mandalina da yiyemedim ki !Mevsimi ama portakal susuz kalmis cöl gibi.O bizden su bekliyordu sanki.Mandalinalarin taneleri öyle cökmüslerdi ki.Zaten bunlara olan olmus.Bir de ben birbirinden ayirmayayim diye dokunmadik bile.
Eve cips,büsküvi,kraker gibi hazir gidalar almam(özel zamanlar disinda)Hazir meyve sulari cok nadir evimize girer.Katki maddelerinden korktugum icin almam gerekenler disinda baska birsey almam.Ama birakin elmayi,armudu yiyelim barii degil mi?
Ada´yi iki yil emzirdim.Dogal olamayan yiyeceklere en azindan iki yil fazla minnet etmesin diye.Benim yediklerim dogal degilse sütüm ne kadar dogal olabilir bilemiyorum tabii...
Hormonsuz gidalar alin diyorlar.Hatta bunlara özel bio marketler,bio pazarlar var.Yani dogal olani tüketebilmek icin tonlarca para verin diyorlar.
Bir kilo Bio havuc alinan para ile iki kilo bio olmayan havuc alinabiliniyor.O kadar fark var !
Ben belki alamiyorum ya da ben alabiliyorum ama bir baskasi alamiyor.Haksizlik degil mi bu ?Paran varsa hormonsuz,yoksa hormonlu...Hormonsuz diyorlar yaa ne kadar dogru tartisilir.
Kimseye güvenmiyorum.Bizler dogalliktan cikali cok oldu.
Dogrular bile hormonlu...Sadece 20 yil sonrasini merak ediyorum.Bizler yaslaninca ne yiyecegiz ? Cocuklarimiz ne yiyecek? Torunlarimiz ne yiyecek ?
Napcagiz biz ?
Ben basa düsmedim ? Siz basa düsebildiniz mi ?

12 Nisan 2011 Salı

Eski Baharlarda Bir Cocuk

Özlüyorum o icimin cosku ile doldugu baharlari...Sabahlari okula gitmek istemezken birden kulagima gelen,kuslarin´bahar geldi´sarkisi ile yataktan ucarak kalktigim zamanlari...Mütamadiyen´´Hayat ne kadar güzel´´ dedirten o eski baharlarimi...
Simdi bahar gelmis,kis gelmis kimin umrunda.Havanin sicak olmasi artik Ada´yi parka götürmek icin önemli sadece.Ciceklerin güzelligi yada tazeligi ile ilgilendigim falan da yok.Görmüyorum ben hicbirini aslinda.Gurbete geldigimden beri baharlar soguk,yaban ve nesesiz.Mecburiyetten geliyor bahar.Doganin kanunu diye.Yoksa oda artik bahar olduguna inanmiyor.Ben de aliskanliktan dolayi bahar geldi diye seviniyorum.Ama hic farkinda bile degilim!
Cimler hafiften islak..Ben okul formami giymis,günesin keskin isigiyla bir gözümü kismis bir sekilde balkondan bahari icime cekerim.Annem unuttugu bir seyi ister onu atarim yukardan asagiya.Agzim kulaklarimda...Bahar gelmis ya cok mutluyum.Sadece baharin farkindayim.Baska hic birseyi bilmem.
Yol arkadasi gelir,zile basar.Gitme vaktidir.Konusa konusa,ögretmenleri cekistire cekistire okul yolu tutulur.Durakta beklemek zevklidir.Secersin.Hangisinin muavini yakisikli ise ya da hangisi arkadasinin sevgilisi ise ona denk gelmeye calisirsin.Arkadasinin sevgilisi senden de para almaz cünkü.Sana da o parayla ne alacagini hesaplamak kalir :)
Hemen hemen ayni sarkilari dinlersin otobüste.Yada ayni radyoda,ayni sesi...Öyle neseli gelirki ses.Kaptirisin kendini radyodaki tilsima.Nasil biri oldugunu tahmin eder durursun :))
Herkesin surati asiktir.Orda olmaktan mutsuzdurlar...Belki biri cocugunu birakip ise gitmek zorundadir,yada bir digeri is bulma umudu ile cikmistir yola.Anlayamazsin...
Cünkü hayat senin cocuk yüregindeki bahardan ibaret.Nerden bileceksin,yillar sonra yükleri yüklendiginde onlardan biri olacagini.Gecim derdi,sorumluluklar,paranin olmasi yada olmamasi,bugün su isimi halledeyim,ütümü bitireyim,evi temizleyeyim,kayinvalidemle nasil daha iyi gecineyim,cocuguma nasil daha yararli olabilirim,esim bana niye ilgi göstermiyor...Bilmezdim bunlari.Yoktu ki hayatin icinde böyle seyler bana göre.Ben hep böyle yasayacagim.Hep okula gidecegim.Bütün baharlarim hep böyle gececek..
Hayat okula gitmek,samata yapmak,bir kac ders dinleyip eve gelmekti.Eve gelip uzanmak müzik dinlemek,annen hale gelmemisse karnini doyurmak icin bir seyler hazirlamak,aksam alilecek dizi izlemek.Sonra annemin´dislerinizi fircalayin yatmadan önce´cümlelerini duymamazliktan gelerek yataga girmek...Lay lay lom yani...
Herkesi ama herkesi sevmekti.Sevebilmekti.
Kötülük yoktu.Cocuk yüreginde hic kötülük olur mu?
Okuldan gelirken yolda yükleri ile ilerlemeye calisan bir yasliya yardim etmekti.Yaslinin ettigi dualari hem anlam veremeden hem de sevinerek dinlemekti.Simdi yardim etmenin bile tehlikeli oldugu bir dünyada BAHARIN isi ne ???
Gurbet soguk.Yazin kavurucu sicaginda bile soguk.
Cocukluk bahari yok burda.Cocukluk kaldi memleketinde.
Kimse anlamaz seni,duymaz...
Kalabaligin icinde yalnizliktir artik bahar.
Yani yaz sicaginda üsümektir..

24 Şubat 2011 Perşembe

>Yürek Kabarmis !

>
Ada henüz iyilesmedi ama benim adamakilli pilim bitti.Yorgun,sinirli ve düsünmekten ne is görecegini unutmus halde...
Omuzumdaki yüklerin altinda kalmis hatta ezilmis hissetmekteyim kendimi.
Her yerimden Ada´nin nemli mendilleri cikiyor.Kulagim onda;iste yine hapsirdi diye kosmak icin bekliyorum.Hastalikla beraber iyice katmerlesen can SIKINTIsini oyunlar oynuyarak hafifletmeye ugrasiyorum.Hic böyle olmamisti...Bu kadar kötü gecirmemisti bir hastaligi ! O hasta bense yorgun...
Size de oluyor mu böyle;hic birsey ama hic birsey yapmayi istememe hali ?
Tencereye elimin degmemesini,elektirikli süpürgemin bozulmus,toz bezimin yirtilmis,yerleri silmek icin kovamin kirilmis olmasi istiyorum.Ütülenmek üzere kaldirilmis camasirlarin yerini unutmus olmak istiyorum.Yapmamak icin bahaneler bulmak...Sadece bunu istiyorum su siralar...
Ada´ya balgamini sökmesi icin birseyler icirmeye calismaktan belim iki büklüm halde.Hic yalvaran bir anne olmamistim.Bugün Ada´ya yalvardim cayini icmesi icin !
Babamizla yogun is sartlarindan dolayi konusamiyoruz.Geceleri hangi saatte evde oldugunun farkina bile varmadan sabah tekrar gitmis oluyor...Ada her ne olursa ,her ne isterse sadece ´anne´diyor.iste ben de annemi istiyorum o zaman...Kolay kolay sikayetlenmeyen Asli,böyle durumlarda en umutsuz vaka halini aliyor.Annemin kardeslerimin yanimda olmasini;oglum dayisi ile oyun oynarken ben onlari izlemeyi,temizlige yardim icin teyzemizi cagirmayi,anneme lakayt bir bicimde cocugun nasil büyütülecegini anlatmayi,babama oglumu durmadan isirmamasini söylemek istiyorum.
Biliyorum pacalarimdan duygusallik akiyor suan,belki de iciniz daraldi...Ama zaman zaman bu gurbet büyük bir düsmanim oluyor benim.Isyan ediyor ruhum...Ben de bu kilitsiz günlüge yazmak istiyorum her halimi.Sözler,dualar bana yoldas olur,kabaran yüregimi söndürür diye...
{photo_title} by {uploader_name}
{photo_title}, a photo by {uploader_name} on Flickr.
{description}